KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5944 E., 2016/14001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Eşyası Alacağı
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; için belirlenen 24.10.2016 günü duruşma temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. .... geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-karşı davacı kadın, dava dilekçesi ile fazlaya dair haklarını saklı tutarak, düğünde takılan ziynetlerin aynen iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ise ziynet ve takı parası olarak toplam 50.000 TL talep etmiş, 08.05.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 63.088 TL daha arttırarak toplamda 113.088 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece taleple bağlı kalınarak ziynetlerin aynen ya da bedelleri toplamı 113.088 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı kadının ziynetlere yönelik talebi bakımından ıslah edilen kısım için, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan kabul edilen miktarın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5944, K. 2016/14001, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama