KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6009 E., 2017/11425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadınının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve velayet düzenlenmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kadının güven sarsıcı davranışlar sergilediği, eşini sevmediğini söylediği, eşine hayatımı yaşayacağım defol dediği ve eşine hakaret ettiği, buna karşılık davalı-davacı erkeğin ise; birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine ve ortak çocuklara sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, eşine ve ortak çocuklara küfür ettiği ve eşini tehdit ettiği anlaşılmaktadır.
Tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışlarına göre, davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davacı- karşı davalı kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle kadının tazminat isteklerinin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6009, K. 2017/11425, 23 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama