KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/606 E., 2017/5681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 20.04.2015 tarihinde ikame edilmiştir.
11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kamınu'nun 10. maddesine eklenen 2. fıkraya göre; "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır".
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin bilinen adreste tebligat başlıklı 16/2. maddesinde "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" denilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılacak, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde ise, bu kez muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır.
Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması tebligatı geçersiz kılar. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi, ön inceleme duruşma günü, gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesi doğrudan davalının mernis adresine tebligat zarfının üstüne mernis adresi olduğu belirtilerek Tebligat Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
Bu durumda gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin davalıya tebliğleri usulsüzdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/606, K. 2017/5681, 9 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama