KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6108 E., 2016/10471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali ve Tescil- Aile Konutu Şerhi Konulması
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tapu iptali ve tescil davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, evlilik birliği içerisinde ... İli ...
İlçesi, Merkez Mahallesi 9502 ada 12 parsel 3. Kat 12 nolu bağımsız bölümü 08.09.2005 tarihinde satın aldıklarını davalı eş'in kötüniyetli olarak aile konutu olan dava konusu taşınmazı diğer davalı müşterek çocuğa devrettiğini, taşınmazın tapusunun iptali ile tekrar davalı eşi adına tescilini talep etmiş, davacı vekili ön inceleme duruşmasında, aile konutu olarak kullanılan taşınmaz, davalı tarafından mal kaçırmak amacıyla diğer davalı müşterek çocuğa devrettiğini, muvazaa sebebiyle bu satışın iptalini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın Türk Medeni Kanunun 194. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu kabul edilerek taşınmazın aile konutu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki açıklamalarından dava; şahsi hakka dayalı muvazaa nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı eşin evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının Türk Borçlar Kanununun 19. maddesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1 ve devamı maddeleri uyarınca Aile Mahkemesi görevsiz olup, genel mahkemeler görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında ileri sürülebileceği gibi, kendiliğinden de göz önünde tutulması gerekmektedir. O halde Görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6108, K. 2016/10471, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama