KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6544 E., 2017/11923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, manevi tazminatın reddi, ziynet alacağı talebinin reddi, erkeğin mal varlığına tedbir konulması talebinin reddi, nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davalı erkek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olup, erkeğe kusur olarak yüklenen kadına hakaret etmesi ve sinfaklı sözler söylemesi vakıasının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4,BK m.42,43, 44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yön dikkata alınmadan, "kadının kişilik haklarına saldırı olmadığı" grekçesiyle manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadın, ziynet eşyası alacağını, gösterdiği diğer delillerle kanıtlayamamıştır. Ancak, davacı açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece, davacı kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece ziynet eşyası alacağıyla ilgili olarak davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edildiği takdirde ise, usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK m.227-238) ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6544, K. 2017/11923, 31 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama