KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6607 E., 2016/6990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, müşterek çocuğun velayeti, kişisel ilişkinin süresi, lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, davacı-karşı davalı erkek lehine hükmedilen manevi tazminat, tedbir nafakası ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkek tarafından, zina (TMK m. 161) hukuki sebebi yanında, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açıldığının, evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı dava kabul edildiği halde, zina sebebine dayalı boşanma istemi konusunda bir karar verilmemiş ise de; bu husus süresinde temyiz konusu yapılmadığından dikkate alınmayacağının anlaşılmasına göre, kadının tüm erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışıda kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar aynı şehirde yaşamaktadırlar. Velayet kendisine verilmeyen taraf ile müşterek çocuklar arasında kurulacak kişisel ilişkide çocukların üstün yararı yanında analık ve babalık duygularının da tatmin edilmesi gerekmektedir.
Davacı-karşı davalı babayla müşterek çocuk Kerem arasında tarafların aynı şehirlerde yaşadıkları dikkate alınmaksızın, aynı veya farklı yerde oturma durumuna göre kişisel ilişki düzenlemesi yapılması doğru olmadığı gibi, tarafların ayrı şehirlerde yaşamaları halinde çocukla baba arasında her ayın belirli hafta sonları, aynı şehirlerde yaşamaları halinde ise yarıyıl ve yaz tatillerinde de kişisel ilişki kurulmaması babalık duygularını tatmin etmekten uzaktır.
Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m.438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6607, K. 2016/6990, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama