KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6774 E., 2016/9063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından 21.04.2015 tarihli katılma yolu ile temyiz talebinin reddine dair ek karar ve tazminatlar ile nafakaların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin davacı kadın vekiline 11.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı kadın vekilince 20.03.2015 tarihli dilekçe ile katılma yolu ile on günlük yasal süre içinde temyiz talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, davacı kadının temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile 21.04.2015 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının yatağını ayırdığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği ancak kadının bu kusurlu davranışlarına rağmen, davalı erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6774, K. 2016/9063, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama