KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/6795 E., 2016/9019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Koruma Kararının Kaldırılması
- Karar düzeltme isteyen
- Davalı
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; reddine dair Dairemizin 09.12.2015 gün ve 15038 - 23632 sayılı ilamıyla ilgili davalı tarafından karar düzeltme talebinin "duruşmalı" olarak incelenmesi talep edilmişse de; yasal olarak mümkün bulunmadığından, davalının duruşma isteğinin reddi ile evrakı okundu, gereği düşünüldü;
1- Gerekçeli kararın, hakkında koruma kararının kaldırılması kararı verilen ...'e 20.4 2015 tarihinde tebliğ edildiği, ...'in 24.4.2015 tarihli dilekçesi ile “koruma kararının kaldırılmasına itiraz” ettiği, bu dilekçenin UYAP’a beyan dilekçesi olarak kaydedildiği, ancak niteliği itibariyle temyiz dilekçesi olduğu ancak aynı dilekçenin bilahare 13.5.2015 tarihinde temyiz dilekçesi olarak kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
İlgili ...'in 24.4.2015 tarihli dilekçesi temyiz dilekçesi niteliğinde olduğundan, temyizin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 435. maddesinde öngörülen 15 günlük sürede olduğunun kabulü gerekir.
Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçtığından, ...'in karar düzeltme talebinin kabulüne ve Dairemizin 9.12.2015 tarih, 2015/15038 esas ve 2015/23632 karar sayılı ilamındaki temyiz isteğinin reddine ilişkin hükmün kaldırılmasına ve temyiz incelemesinin yapılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2- Dava, 2828 sayılı Kanununa göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkindir.
Sözü edilen Kanun, korunmaya muhtaç çocukların ergin oluncaya kadar bu kanun hükümlerine göre kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp gözetilmeleri hususundaki tedbirin görevli ve yetkili mahkemece alınacağını hükme bağlamış (2828 S.K. m. 22/1), görevli ve yetkili mahkemenin Kanunun 24 maddesi de, korunma kararı alınmasını gerektiren şartların ortadan kalkması halinde, kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece çocuk ergin olmadan kaldırılabileceği gibi, ergin olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak şartıyla ve bu maddede gösterilen şartların varlığı halinde korunma kararının devamına karar verilebileceğini hükme bağlamıştır.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 26/3 maddesinde mahkemeler ve çocuk hakiminin bu kanun ve diğer kanunlarda yer alan tedbir kararlarını almakla görevli olduğu düzenlendiğinden, 2828 Sayılı Yasanın maddesindeki tedbir kararlarında da çocuk mahkemeleri görevli bulunmaktadır (HGK'nun 16.01.2013 tarih, 2012/2- 563 esas. 2013/69 karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere 5395 Sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi Çocuk Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İstanbul ilinde Çocuk Mahkemesi bulunmaktadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, her aşamada mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Gerçekleşen bu durum karşısında, karardan sonra çocuk mahkemesinin kurulmuş olması gözetilerek, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yönünden bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3- Kabule göre de; koruma kararının kaldırılmasına yönelik istek koruma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgilidir. Bu sebeple davanın hakkında koruma kararı alınmış olan kişi küçük ise veli veya vasisine, ergin ise koruma altına alınan kişiye yöneltilmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan evrak üzerinde eksik hasım ve eksik incelemeyle hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/6795, K. 2016/9019, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama