KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/741 E., 2017/5583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, nafaka ve tazminat miktarları ile kısmen reddedilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m.174/1) ve manevi (TMK m.174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Toplanan delillerden düğün sırasında erkek tarafından, kadına bir adet bilezik ile bir set takıldığı kanıtlanmıştır. Dinlenilen tanık beyanlarına göre kadına takılan ziynet eşyalarının satılarak araba alındığı anlaşılmaktadır. O halde davacı kadının talep ettiği ziynet eşyalarından erkekte kaldığı anlaşılan 22 ayar altın sete yönelik talebinde kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/741, K. 2017/5583, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama