KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/7590 E., 2016/10314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- —
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ...geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davası 27.01.1998 tarihinde açılmıştır. Bu sebeple, erkeğin davası yönünden, 4722 sayılı kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her davanın açıldığı tarihteki şartlara tabi bulunmasına, davadan sonra oluşan vakıaların görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamayacağına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra açılan kadının birleşen davası yönünden davalı-karşı davacı kadının sadakatsiz davranışta bulunduğu iddiasının ön incelemeden sonra sözlü yargılama aşamasında ileri sürülmüş bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Davalı-karşı davacı kadının, karar tarihinden sonra 27.10.2014 tarihinde yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyük Elçiliğine nafakalar konusunda verdiği dilekçesi dikkate alınarak nafakalar hususunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/7590, K. 2016/10314, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama