KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8094 E., 2017/14017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; davalı-davacı kadının boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı erkeğin kadını yok saydığı, odasını ayırdığı, kadını rencide ettiği erkeğe kusur olarak yüklenmiş ise de bu vakıaların kanıtlanmadığı, ancak mevcut kusur durumuna göre, davacı-davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m.174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Davacı-davalı erkeğin boşanmaya neden olan kusurları, davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse, kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8094, K. 2017/14017, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama