KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8247 E., 2016/14064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.10.2016 günü temyiz eden davacı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf davalı ... vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, kısa kararda davalı kadın lehine 400 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, gerekçeli kararın gerekçe kısmında davalı kadın lehine tedbir nafakasına hükmedildiğinin belirtildiği, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise davalı kadın lehine 400 TL yoksulluk nafakasına karar verilerek kısa karar, gerekçe ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında ayrı ayrı çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (HMK m. 298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8247, K. 2016/14064, 25 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama