KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8338 E., 2017/9887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece eviyle ilgilenmeyen, davacı kadın adına işyeri açarak işyerinin vergi borçlarının davacı kadından tahsil edilmesine sebebiyet veren, müşterek konutun faturalarını yatırmayarak elektrik, su ve doğal gazının kesilmesine neden olan davalı erkek karşısında evlilik birliği neticeleninceye kadar eşlerin riayet etmeleri gereken sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davacı kadının daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle kadın tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin davaya süresinde cevap vermediği, aldatma vakıasını ilk kez tahkikat aşamasında ileri sürdüğü bu sebeple kusur belirlemesine esas alınamayacağı, kaldı ki davacı kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal kapsamında değerlendirilen davranışının dava tarihinden sonrasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olup dava tarihinden sonra meydana gelen olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez.
Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece kabul edilen ve davalı erkek tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek tamamen kusurludur. Hal böyle olunca davacı kadının boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8338, K. 2017/9887, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama