KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8609 E., 2017/14500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden; davalı kadın tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez.
Tarafların önceki reddedilen boşanma davasından sonra biraraya gelmedikleri, önceki boşanma davasında davacı erkeğin kadını babasının evine gönderdiği, sonra da arayıp sormadığı, birlikte yaşamaktan kaçındığı, birlik yükümlülüklerine aykırı davrandığı, bu nedenle erkeğin kusurlu olduğu, kadının kusurunun bulunmadığı yapılan yargılama ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Davacı erkeğin boşanmaya neden olan kusuru, davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davalı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan davalı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8609, K. 2017/14500, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama