KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8740 E., 2017/14417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-karşı davacı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında çalışmadığı tespit edildiği halde, dosyaya sunulan belgelerden çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise işinin sürekli olup olmadığı, gelirinin düzenli ve yeterli olup olmadığı hususunun araştırılarak yoksulluk nafakası istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar, cevaba cevap ve 2. cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1).
Somut olayda davalı- karşı davacı kadın tahkikat aşamasında verdiği dilekçeyle manevi tazminat talebinde bulunmuş, davacı- karşı davalının da bu hususa açıkça muvafakati olmamıştır. Bu talep iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davalı- karşı davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır.
O halde, davalı- karşı davacının manevi tazminat talebi (TMK m. 174/2) hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8740, K. 2017/14417, 12 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama