KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/8973 E., 2017/14787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, tazminat taleplerinin reddi ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-davacı erkeğin bağımsız konut açmadığı, annesinin evliliğe ve eşine müdahalesine sessiz kaldığı, kadının ailesi ile görüşmesine engel olduğu, ihtiyaçlarını karşılamadığı ve fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-davacı kadının ise ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı ve sık sık evi terk edip baba evine gittiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece taraflara yüklenen diğer kusurlu davranışlar ispat edilmemiştir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte, davacı-davalı kadına göre davalı-davacı erkek daha ağır kusurlu olup bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir.
Gerçekleşen bu durum karşısında az kusurlu davacı-davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (... m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu kabulü ve hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı kadının tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8973, K. 2017/14787, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama