KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9003 E., 2016/10401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen nafakalar ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davacı-karşı davalı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilmek suretiyle her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, toplanan delillerden; davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece de sabit kabul edilen kusurlarına karşılık, 06.05.2015 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı- karşı davalı kadının da hamile olmadığı halde dokuz ay süreyle hamile olduğu yönünde yalan beyanda bulunarak eşinin güvenini sarstığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, tarafların eşit derecede kusurlu olduğu yönündeki kusur belirlemesi ve bu hatalı kusur belirlemesi sonucu davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi (TMK m. 174/1-2) tazminat isteklerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9003, K. 2016/10401, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama