KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9050 E., 2016/9488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuk yararına takdir edilen nafakanın, dava tarihi ile hükmün kesinleşme tarihi arasında Türk Medeni Kanununun 169. maddede düzenlenen tedbir nafakası, kararın kesinleşmesinden sonra ise iştirak nafakası niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız, biri diğerinin fer'isi niteliğinde olmayan birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir (HMK m. 110/1) ise de, davacının, boşanmaya ilişkin dava dilekçesinde ziynetlerle ilgili bir talebi bulunmamaktadır. Bu talebini 30.01.2013 tarihli ek dilekçesinde ileri sürmüştür. Bununla ilgili nispi peşin harcın sonradan yatırılmış olması, bu talebi dava haline getirmez.
Başlangıçta, dava dilekçesinde yer almayan, bağımsız dava konusu olabilecek bir talebin, ek dilekçe vermek suretiyle de olsa, davaya ilavesi olanağı yoktur. Usulüne uygun açılmış bir dava olmaksızın, hakim kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK m. 24/1).
Bu yön nazara alınmadan davacının ziynetlerle ilgili talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerekirken, bu talebin esasının incelenerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9050, K. 2016/9488, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama