KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9087 E., 2017/6526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise, yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hüküm davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; hüküm altına alınan miktar duruşma sınırına ulaşmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince davalının duruşma isteminin dava değeri nedeniyle reddine, temyiz incelenmesinin evrak üzerinden yapılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının temyiz itirazları yersizdir.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflar ... 22. Aile Mahkemesi'nin 26.06.2013 tarihli 2013/355-426 E/K sayılı 10.09.2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmanın mali sonuçları konusunda anlaşmak suretiyle anlaşmalı (TMK m.166/3) olarak boşanmışlar ve anlaşmalı boşanma davasının niteliği gereği kusur konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Anlaşma doğrultusunda, velayet, kişisel ilişki, nafakalar ve tazminatlar konusunda hüküm kurulmuştur.
Davacı kadın temyiz konusu dava ile 28.11.2013 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayalı manevi tazminat ve Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra artık boşanmanın mali sonuçları hakkında istekte bulunulamayacağı gibi kesinleşme tarihi öncesinde açılan fer'i isteklere ilişkin davalar da konusuz kalır.
Bu nedenle davacı kadının yoksulluk nafakası ve manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9087, K. 2017/6526, 31 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama