KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9213 E., 2018/98 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2018
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu bulunarak her iki tarafın davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmiş ise de. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı-karşı davacı kadına yüklenen kusurlu davranışların yanı sıra kadının eşinin ailesini istemediği, evine sokmadığı da anlaşılmaktadır.
Evlilik birliğinin temelinden sarılmasına sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte davacı-karşı davalı erkeğe göre, davalı-karşı davacı kadın daha ağır kusurludur.
Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru değil ise de verilen boşanma hükmü sonucu itibariyle doğru bulunduğundan tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine, hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş, (HUMK 438/son) davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı-karşı davacı kadın boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkeğe göre ağır kusurlu olup TMK m.175 koşulları yararına oluşmamıştır. Bu durumda kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9213, K. 2018/98, 8 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama