KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9217 E., 2018/2617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Yargılamanın Yenilenmesi (Boşanma
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 27.02.2018 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tüm dosya kapsamından mahkemece kolluk marifetiyle yaptırılan, ekonomik sosyal durum araştırmasında davacı kadının ev hanımı olup, çalışmadığı tutanağa bağlanmış ise de, bir kısım SGK evraklarından sigortasının bulunduğu, kendi beyanına göre de dört dönüm zeytin bahçesinin olduğu ve kendisine ait evde yaşadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davacı kadının ekonomik durumunu gösterir belgeler birbirleriyle çelişmektedir.
Bu nedenle davacı kadına ait tüm çalışma ve herhangi bir aylık alıp almadığına ilişkin tüm kayıtlar getirtilerek, düzenli bir kazancının bulunup bulunmadığı, üzerine kayıtlı taşınmazların değerleri de araştırılarak, davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununu 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirildikten sonra diğer deliller de gözönüne alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde kadın lehine yoksulluk nafakasına karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9217, K. 2018/2617, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama