KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9275 E., 2016/12628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları ve gerçekleşen olaylara göre davalı-davacı kadının evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri isabetli değil ise de, davacı-davalı kadının davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Bu sebeple, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne yönelik temyiz itirazının reddi ile boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar verilmiş (HUMK m. 438/son) davalı-davacı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyizi yerinde görülmemiştir.
2- Yukanda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yasal şartları oluşmadığı halde (TMK m. 175) davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilmesi isabetsiz olmuştur. 3- Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat isteğinde (TMK md 174/1-2) bulunmuştur. Bu istekler hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9275, K. 2016/12628, 27 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama