KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9492 E., 2018/1368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ile tazminat ve nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kadına kusur olarak yüklenen "ben buraya hizmetçilik yapmaya gelmedim" beyanından sonra evlilik birliğinin devam ettiği, vakıanın affedildiği en azından hoşgörüyle karşılandığının kabul edilmesi gerektiği bu sebeple bu vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceği, yine de mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda, erkeğin tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davacı-davalı erkeğin tüm davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9492, K. 2018/1368, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama