KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9494 E., 2018/488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kusurun davacı-karşı davalı erkekte olduğu, davalı-karşı davacı kadına atfı kabil kusurun varlığının ispat edilemediği kabul edilerek, davacı-karşı davalı erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğin önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığı, en ufak tartışmada başka odada yattığı, davacı-karşı davalı erkeği önceki eşi ile kıyasladığı ve "Sen nasıl erkeksin?" diyerek aşağıladığı anlaşılmaktadır.
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK m.255). Akrabalık veya diğer yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davacı karşı davalı tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu yoktur. Tanıkların beyanları duyuma değil doğrudan görgüye dayalı bulunduğundan hükme esas alınmalıdır.
Gerçekleşen bu duruma göre, davacı karşı davalı erkek de dava açmakla haklıdır. Öyleyse erkeğin davasının da kabulü île boşanmaya karar verilecek yerde, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
......
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9494, K. 2018/488, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama