KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9569 E., 2018/1153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı ile ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma sebebiyle yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka talep eden eşit kusurunun daha ağır olmaması ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m.175). Davalı-karşı davacı kadının çalışmadığından bahisle yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; erkeğin temyiz dilekçesine ek olarak sunduğu belge ile kadının çalışmaya başladığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. O halde, kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise gelirinin sürekli ve düzenli çalışıp çalışmadığı, aldığı ücretin ve onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı belirlenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu hususta eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı-karşı davacı kadının davası boşanma ve ziynet alacağına ilişkin olup kadın karşı dava dilekçesiyle düğünde takılan ziynetlerin erkek tarafından araba alınması için bozdurulduğunu belirterek bu ziynetlerin aynen, mümkün değilse bedelini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı erkek ise cevaba cevap dilekçesiyle ziynetleri kadının araba almak için rızasıyla bozdurduğunu, bozdurulmayan ziynetlerin ise hala kadında bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden, düğünde takılan takıların düğünden sonra erkek tarafından alındığı anlaşılmış, kuyumcu bilirkişi raporu da dikkate alınarak kadının açtığı ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre, yedi adet çeyrek altın yönünden davanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece çeyrek altınlarla ilgili olarak sadece otuz beş çeyrek altının kabulü gerekirken, kırk iki altın yönünden kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9569, K. 2018/1153, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama