KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9618 E., 2017/7785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafakaların miktarı ile tedbir nafakasının başlangıç tarihi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20/06/2017 günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delilerden, davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlar sergilediği ve eşine fiziksel şiddet uyguladığı, buna karşılık davacı kadının ise ortak çocuklara fiziksel şiddete yönelik davranışlar sergilediği, eşine sürekli ağır hakaretler ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylara göre evlilik birliğinin sarsılmasında taraflardan birinin kusurunun diğerinden daha baskın olduğu söylenemez. Tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Bu bakımdan; davacının tamamen kusurlu bulunması doğru değil ise de; eşit kusur durumunda da davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar verilemeyeceğinden; hükmün kusura ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş (HUMK m.438/son) ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMk m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve
korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m.69). O halde; davacı kadın yararına dava tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, gerekçe belirtilmeksizin yazılı şekilde ara karar tarihinden geçerli olarak tedbir nafakasına hükmolunması doğru değildir. Bu sebeple yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK m.438/7).
20.06.2017(Salı)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9618, K. 2017/7785, 20 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama