KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9698 E., 2018/703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2018
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1 -(f) hükmü uyarınca, gerek yazılı gerekse basit yargılama usulünde, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin, dava dilekçesinde belirtilmesi, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun121 ve 129/2. hükmü uyarınca hem dava dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.
Davalı erkek davaya cevap dilekçesinde herhangi bir delile dayanmamıştır. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması davalı erkeğin ikinci cevap dilekçesi vermesi ile sona ermiş, davalı erkek bu aşamadan sonra sunduğu dilekçesi ile tanıklarının ismini bildirmiştir. Bu sebeple, davalı erkeğin süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK 20/04/2016 tarih, 2014/2-695 E. ve 2016/522 K. sayılı kararı).
Bu durumda mahkemece, davalı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen tanık beyanları esas alınarak davacı kadına kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı kadının kusuru kanıtlanamamış olup, birlik görevlerini yerine getirmeyen, hakaret eden, fiziksel şiddet uygulayan ve ortak konutu terk eden davalı erkek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurludur.
Erkeğin gerçekleşen bu kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Kadın yararına TMK m.174/2 koşulları oluşmuştur. O halde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata (TMK m.174/2) hükmolunması gerekirken, bu talebin reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9698, K. 2018/703, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama