KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9719 E., 2018/860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
.... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, tefhim edilen kısa kararda. "Anne yanında bulunan.... için 250 TL..... için 250 TL tedbir nafakasının.....ahkemesi'nin 2013/652 esas sayılı dosyasındaki takdir edilen nafakada tekerrüre esas olmamak üzere ve orada yapılan ödemeler varsa bunun mahsup edilerek davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ilişkin hüküm kurulduğu halde gerekçeli kararda; ".....
2013/652 esas, 2014/370 karar sayılı dosyasında anne yanında bulunan .... ve.....çin takdir edilen 150.00'şer TL'den toplam 300.00 TL tedbir nafakasının .....Mahkemesi dosyası kesinleşinceye kadar tahsilde tekerrür olmamak üzere bu dosyada yapılan ödemelerin mahsubu ile .... takdir edilen tedbir nafakalarının mahkememiz dosyası kesinleşinceye kadarda devamı ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hüküm tesis edilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında tedbir nafakaları yönünden çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m.298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9719, K. 2018/860, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama