KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9780 E., 2016/10238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
.
DAVA TÜRÜ
Boşanma-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, nafaka miktarı ve vekalet ücreti yönünden; davacı-davalı erkek tarafından ise her iki dava ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hüküm, davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, diğer taraf vekili de, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur (HMK m. 433/2). Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap verilmesi halinde mümkündür (HUMK m. 433/2).
Aksi halde, süresinden soma verilen cevap dilekçesindeki temyiz itirazları dikkate alınamaz. Davalı- davacının temyiz dilekçesi diğer tarafa 15.05.2015 günü tebliğ edilmiş; karşı taraf, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süreden sonra 29.05.2015 günü vermiştir. Bu durumda, davacı-davalı erkeğin katılma yoluyla temyiz talebinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Davalı-karşı davacı kadının birleştirilen tedbir nafakası davası kısmen kabul edildiğine göre, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-davacı kadın yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9780, K. 2016/10238, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama