KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9848 E., 2017/6101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.05.2017 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... ile karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin asli, davacı-karşı davalı kadının ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen ve erkeğin gerçekleşen kusurlu davranışlarına karşılık, davacı-karşı davalı kadının da kendisine yüklenen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen vakıalara göre; aşırı kıskançlık sergilediği, eşini ve çocuklarını ihmal ettiği, eşinin babasına şerefsizler, namussuzlar dediği, eşine beddua ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek de dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının da kabulü (TMK m. 166/2) ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9848, K. 2017/6101, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama