KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9907 E., 2018/2124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk ...'nin 12.08.1999 doğumlu olup inceleme sırasında ergin olduğunun ve kadın tarafından ziynet alacağına ilişkin usulüne uygun açılmış bir davanın olmadığının anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece ortak çocukların velayeti davalı-karşı davacı kadına verilmiş, davalı-karşı davacı kadın temyiz dilekçesinde velayet talebi olmadığını belirterek karara itiraz etmiştir.
Davalı-karşı davacı kadının velayeti istememesi karşısında mahkemece 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, davacı-karşı davalı erkeğin barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve rapor düzenlenmesi, mahkemece idrak çağındaki ... bizzat dinlenerek,
görüşü alınıp ve diğer deliller de göz önüne alınmak suretiyle çocuğun menfaatine uygun olacak şekilde velayet hususunda karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9907, K. 2018/2124, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama