KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/159 E., 2017/15017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı- davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına ve tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, her ne kadar mahkeme tarafından davalı-davacı kadına kıskanç olduğu kusur olarak yüklenmişse de davacı-davalı erkek tarafından bu vakıaya dayanılmadığı, davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak mahkemece kabul edilen tarafların gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının, davacı-davalı erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak, şartları oluştuğu halde erkeğin tazminat (TMK m.174/1) isteğinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, TMK'nın 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde, davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/159, K. 2017/15017, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama