KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1659 E., 2018/11862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Verilmesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Gerekçeli kararın davalılardan ...'a tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, mahalle muhtarına Teb.K. m.21'egöre tebliğ edildiği yazmaktadır.Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalanması gerekir.
Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K'nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Dosyamızdaki mazbatalarda komşu ismi bulunmamaktadır. Bu haliyle davalı tarafa gerekçeli karar tebliği geçersizdir .Buna göre yukarıda bahsedilen usullere uygun biçimde gerekçeli kararın davalılardan ...'a tebliği sağlandıktan ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi,
2-Temyiz başvuru dilekçesi davacı kadına, davacı kadın vekilinin aynı adreste daimi işçisi imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Vekil adına işçisine yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevziat sırasında belirtilen adreste olup olmadığı başka bir anlatımla, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği görülmekte olup, bu durumda tebliğ işlemi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 Tarih, 2012/6-644 E.-2013/164 K. Sayılı ilamı).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1659, K. 2018/11862, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama