KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1974 E., 2017/5036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki boşanma davası ve fer'ileri ile ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin, ailesi ile tartışmalarda eşini desteklemeyerek onu yalnız bıraktığı, ailesi tarafından eşine uygulanan psikolojik şiddete sessiz kalarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, eşinin ailesini görme hakkını sınırlamaya çalıştığı, eşini ailesinin yanına bıraktığı ancak bir daha gelip almadığı bu şekilde birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı-karşı davacı kadının da, toplum içinde ben evliliğe hazır değildim, annemin ve babamın zoruyla evlendim, ailemin yanına gitmek istiyorum diyerek eşini rencide ettiği ve birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı erkek de boşanma davası açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının da kabulü ile boşanmaya (TMK. m. 166/2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2- Davacı-karşı davalı erkeğin ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1974, K. 2017/5036, 2 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama