KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/1989 E., 2019/1507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, tedbir nafakası, ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının miktarı ile tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca açılan boşanma davalarında yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadının nafaka taleplerinin reddine, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar davacı-karşı davalı kadın tarafından nafaka taleplerinin reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri ve iştirak nafakasının miktarı yönünden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı kadının tedbir nafakası talebine yönelik istinaf talebinin kabulü ile tarafların diğer istinaf taleplerinin reddine karar verildiği ve reddedilen istinaf talepleri hakkında esastan ret kararı verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, reddedilen yönlerden yeniden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılamasını gerektirmediğinden hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/1989, K. 2019/1507, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama