KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2076 E., 2018/65 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2018
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminat, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Ortak çocuk Eylül 2005 doğumlu olup idrak çağındadır. Velayetin düzenlenmesinde aslolan çocuğun üstün yararıdır.
Buna göre 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, tarafların yaşadığı ortamlarda inceleme yapılmak suretiyle rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel durumlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, ortak çocuğun mahkemece bizzat dinlenerek olası sonuçları hakkında bilgilendirilmek suretiyle velayeti ile ilgili tercihinin sorulması,
diğer deliller de göz önüne alınarak ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının ortak çocuğun menfaatine olacağının tespit edilmesi ve velayet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2076, K. 2018/65, 8 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama