KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2449 E., 2017/5524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünden oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmelerini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m.166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı kadın, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davası açmış, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilmiş, ön inceleme celsesinde, taraflara delillerini sunmaları iki haftalık kesin süre verilmiş, ancak daha sonra tarafların 06.07.2015 tarihinde sundukları anlaşmalı boşanma protokolü ve işbu tarihli celsedeki beyanlarıyla çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına çevrilmiş, mahkemece de taraflarca hazırlanan protokol hükümleri doğrultusunda boşanmalarına karar verilmiş ise de;
her iki taraf da sundukları temyiz dilekçesiyle anlaşmalı boşanmaya ilişkin irade beyanından dönmüşlerdir. Gerçekleşen bu durum karşısında, taraflar arasında görülen davanın, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak tekrardan ele alınması gereği hasıl olmuştur.
O halde, mahkemece mevcut dosya kapsamı dikkate alınarak Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi çerçevesinde yargılamaya devamla delillerin bu çerçevede değerlendirilip bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2449, K. 2017/5524, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama