KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2567 E., 2018/12366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Evlenmenin Butlanı
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz harca tabidir. Hükmü temyiz eden davalıların temyiz başvuru ve temyiz peşin harcını yatırdığına ilişkin dosyada bir belge ve bilgi bulunmamaktadır. Temyiz dilekçesinde adli yardım talebi de mevcut değildir. Hükmü temyiz eden davalılardan, temyiz harcı alınmış ise, buna ilişkin harç tahsil makbuzunun dosyaya eklenmesi, alınmamış ise, dilekçe harç alınmadan temyiz defterine kaydedildiğine ve harç istendiği halde ilgilisi tarafından ödenmediği belgelendirilmediğine göre 25.01.1985 tarihli 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesi kıyasen uygulanarak harcı tamamlaması için temyiz eden davalılara bildirimde bulunulması ve sonucuna göre işlem yapılmasından sonra,
2-Cumhuriyet Savcısına gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi katibine tebliğ edilmek suretiyle yapılmıştır.
Cumhuriyet savcılığına tebligat, tebliğ olunacak evrakın aslının Cumhuriyet Savcısına gösterilmesi suretiyle olur. Tebligatın yapıldığının belgelendirilmesi (tevsiki) için, Cumhuriyet savcısı, tebliğ evrakının aslına "görüldü" yazarak altını imza eder (Teb. K. m. 43). Ancak, yapılan tebligat eğer bir sürenin başlangıcı olacaksa, tebliğ tarihi tebliğ evrakının aslının altına yazılır ve imza edilir (Teb. K. m. 43). O halde, Cumhuriyet savcısına gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği usulsüzdür. Anılan yasa hükümlerine göre, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin Cumhuriyet Savcısına Tebligat Kanununun 43. maddeseni göre tebliği sağlanılıp, yasal temyiz ve cevap süresinin beklenilmesinden sonra ve,
3-İncelenmesi gerekli görülen;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2567, K. 2018/12366, 5 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama