KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/2842 E., 2018/457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
.... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından karşı davanın kabulü, manevi tazminat talebinin reddi ve maddi tazminat miktarı ile 08.05.2017 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Mahkemece verilen hüküm; davalı-davacı erkek tarafından 03.04.2017 tarihinde temyiz edilmiş, temyizin süresinde yapılmadığından bahisle 08.05.2017 tarihli ek kararla erkeğin temyiz talebi reddedilmiştir.
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır (Teb. K m. 10).
Açıklanan yasal düzenlemelere göre, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligat yapılabilmesi için, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligatın yapılamamış olması şarttır.
Davalı-karşı davacı erkeğin adresine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca tebliğe çıkarılması, yapılamaması halinde, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi tebligatı usulsüz kılmıştır.
Bu hali ile davalı-karşı davacı erkeğe yapılan tebligat geçersiz olup, temyizin süresinde olduğunun kabulü ile, 08.05.201 7 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2842, K. 2018/457, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama