KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/3351 E., 2017/7695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, üç davanın tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin kusurlu davranışlarının yanında, mahkemece sadakatsizlik olarak değerlendirilen eylemin bu boyuta ulaşmayan güven sarsıcı davranış olduğu, yinede erkeğin tamamen kusurlu bulunduğunun anlaşılmış bulunmasına göre aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı kanunun 298. maddesinin 2. fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/3351, K. 2017/7695, 19 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama