KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/3737 E., 2017/11239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda " Davanın KABULÜ ile; ... ili ... ilçesi ... Köyü mah/köy cilt no:21 hane no:23 BSN:32’de nüfusa kayıtlı olan ... ve ... oğlu 01/02/1979 ... doğumlu (... TC Kimlik nolu) davac... ile aynı yer BSN:52'de nüfusa kayıtlı ... ve ... kızı 13/01/1983 ... doğumlu (....
TC Kimlik nolu) davalı .......'un Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi gereğince şiddetli geçimsizlik nedeni ile BOŞANMALARINA" karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında " davanın KABULÜ ile; ... ili ... ilçesi ... mah/köy cilt no: 16 hane no: 172 BSN:26'da nüfusa kayıtlı olan ... ve ... oğlu 16/04/1977 ... doğumlu (... TC Kimlik nolu) davacı ... ile aynı yer BSN:37'de nüfusa kayıtlı ... ve .... kızı 01/07/1975 ... doğumlu (...
TC Kimlik nolu) davalı ...'in Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi gereğince şiddetli geçimsizlik nedeni ile BOŞANMALARINA" hükmedilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2).
Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur.
O halde, mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/3737, K. 2017/11239, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama