KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/3827 E., 2018/14273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatlar ve nafakaların miktarları ile kişisel ilişki yönünden, davalı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11/12/2018 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince, davacı kadın tarafından 05.01.2015 tarihinde ikame olunan boşanma davasının reddiyle, davacı kadın yararına 400 TL tedbir nafakasına (TMK m. 169) hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen bu hüküm yalnızca davacı kadın tarafından istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından da ilk derece mahkemesince verilen bu hüküm, kadının boşanma davasının erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kabulüyle kadın yararına 250 TL tedbir nafakası yanında, hükümde yazılı olduğu şekilde maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası, velayeti anneye bırakılan ortak çocuk yararına da tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
İstinaf dairesince, hükmün yalnızca davacı kadın tarafından istinaf incelemesi talep edildiği dikkate alınmaksızın, istinaf talep eden kadının aleyhine olacak şekilde kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası (TMK m.169) miktarının düşürülmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/3827, K. 2018/14273, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama