KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/401 E., 2017/2800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve birleştirme kararı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve erkeğin davasında verilen boşanma hükmü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-karşı davacı kadın 19.03.2014 tarihinde açtığı boşanma davasından 11.03.2015 tarihinde feragat etmiş ve bu tarihe kadar davacı erkekten kaynaklanan boşanmayı gerektirir kusurları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Bu tarihten sonra taraflar biraraya gelmemiş ve erkekten kaynaklanan kusurlu bir davranışta ispat edilememiştir. Erkeğin kusurlu davranışları affedildiğine göre Türk Medeni Kanununun 174/1-2. ve 175. maddelerinin koşulları da oluşmamıştır. Bu durumda davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davalı-karşı davacı kadın boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğuna göre davalı-karşı davacı kadın ve ortak çocuklar tarafından 10.04.2013 tarihinde açılan nafaka davasında, ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamayan davalı-karşı davacı kadın yönünden tedbir nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/401, K. 2017/2800, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama