KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/4016 E., 2017/11415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı kadına dava dilekçesi ... mahallesi, ....ağ caddesi, No :37/2 adresine Tebligat Kanununun 21/1 maddesine göre yapılmış, ancak tebliğ mazbatasında davalının işte olduğunu beyan eden kişinin ismi yazılmamıştır. Yine aynı adrese yapılan tensip zaptının tebliği ise .... mahallesi, .... caddesi, No:... adresinin olmaması ve muhatabın ismen tanınmadığından bahisle bila ikmal iade edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK. 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas, 2014/1065 karar).
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılık verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/4016, K. 2017/11415, 19 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama