KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/4251 E., 2019/1615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Tedbir Nafakası
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı, vekalet ücreti, yargılama gideri ve birleşen tedbir nafakası davasında hükmolunon nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava; karşılıklı açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı-davalı erkek tarafından açılan boşanma davasının reddine, davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine,
baba ile kişisel ilişki tesisine, davalı-davacı kadın yararına 400,00 TL yoksulluk nafakası, ortak çocuklar lehine kararın kesinleşmesine müteakip 400,00'er TL iştirak nafakasının davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine yine davalı-davacı kadın lehine 40.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminata ve davalı-davacı kadın tarafından açılmış bağımsız tedbir nafakası davasın kabulü ile davalı-davacı kadın ve ortak çocuklar lehine 300,00'er TL tedbir nafakasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 18.10.2016 tarihli bu karar davacı-davalı erkek tarafından asıl davanın reddi, kusur belirlemesi,
tazminatlar, nafakalar, bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü yönünden, istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacı-davalı erkeğin istinaf talebinin kabulüyle, davalı-davacı kadının, davacı-davalı erkeğe hakaret ettiği az da olsa kusurunun bulunduğu, davacı-davalı erkeğin kadının bu kusurlu davranışını affetmediği, erkeğin davranışının barışma girişimi olarak nitelendirilebileceği, gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı erkeğin boşanma davasının da kabulünün gerektiği ancak kadının davasında verilen boşanma kararının istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleştiği boşanma davasının konusuz kaldığı,
erkeğin boşanma davası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, erkeğin ağır kusurlu olması sebebiyle tazminat taleplerinin reddine, davalı-davacı kadın yararına hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna ve kadın lehine 16.000,00 maddi tazminatın davalı-davacıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından
kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının reddine, kadın tarafından açılan bağımsız tedbir nafakası davasında, kadının 200,00 TL talep ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından taleple bağlı kalınmadığından kadın ve ortak çocuklar lehine 200,00’er TL tedbir nafakasına karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin kabulüne karar verildiğine göre kabul edilen konuya ilişkin hükmün eda hükmü oluşturacak şekilde, ifa edilecek edimleri belirleyerek, istinaf talebi kabul edilen yönlerden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken ...
Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/395 esas, 2017/445 karar sayılı kararının 2.,3.,4. ve 5. bentlerinde eda hükmü oluşturmadan (6100 sayılı HMK m. 353/1 -b-2) "Düzeltilmesine" şeklinde karar verilmesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/4251, K. 2019/1615, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama