KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/4655 E., 2017/12133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararlan gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur.
Mahkemece; "evliliklerinin başlarında anlaşan tarafların zamanla aralarında geçimsizlikler başladığı, bu geçimsizliğin meydana gelmesinde taraftarın eşit olarak kusurlu oldukları görülmüş, bu aşamada taraftar arasında artık evlilik birliğinin gerekli kıldığı karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün kalmadığı, yaşananlar sebebiyle, taraflar açısından evlilik birliğinin ortak hayatı kendilerinden sürdürmeleri beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığı anlaşılmış, bu nedenlerle dava ve karşı davanın kabulü ile tarafların TMK'nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına" şeklinde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
Denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak ret ve üstün tutma sebepleri gösterilmemiş, vakıalarla ilgili herhangi bir tespitte de bulunulmamıştır. Hükmün hangi delillere dayanılarak verildiği, hangi olayların sabit olduğu ve tarafların kusur durumu ilişkin vakıalar kararda belirtilmemiştir. Açıklanan nedenlerle tarafların karşılıklı boşanma davalarına ilişkin gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde ayrı ayrı saydığı ziynet eşyalarının düğünde kendisine takıldığını, bu ziynetlerin 2009 yılında kayınvalidesi adına kayıtlı olan oturdukları evin alımı sırasında bozdurularak harcandığım ve geri ödenmediğini iddia ederek ziynetlerinin aynen olmadığı taktirde bedelinin iadesini talep etmiştir.
Mahkemece dava konusu altınların miktarı, niteliği ve neden erkekte kaldığı hususunun tam olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle ziynet alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden düğüne ait cd ve fotoğraflardan ve yine tanık beyanlarından kadının talep ettiği ziynetlerin varlığı ve niteliği sabit olup, yine dinlenen tanık beyinlarına göre kayınvalide üzerine kayıtlı olup tarafların oturdukları evin alımı sırasında 2009 yılında bozdurularak harcandığı da ispatlanmıştır.
Öyleyse kadının ziynet alacağı davasının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile ziynetlere ilişkin talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/4655, K. 2017/12133, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama