KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/5218 E., 2018/15358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; her iki dava ve fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25/12/2018 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (m.141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m.27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Somut olaya gelince; mahkemece verilen 03.04.2015 tarihli ilk hüküm Dairemizin 2016/3633 esas ve 2016/13844 sayılı kararıyla usulden bozularak tüm yönleriyle ortadan kalkmış, bozma üzerine bozma ilamına uyarak yeniden hüküm kurulmuştur.
Mahkeme gerekçeli kararında, davalı karşı davacı erkeğin kusurlu olduğu, davacı karşı davalı kadının bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ancak davalı karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen vakıalar somut olarak gerekçede gösterilmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, karar yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan, gerekçesiz karar oluşturulması usule ve kanuna aykırı bulunmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/5218, K. 2018/15358, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama