KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/5389 E., 2019/575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise toptan yoksulluk nafakası verilmesi, tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı ile tazminatların miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.02.2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler.
Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı kadın tarafından, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulünce ileri sürülmeyen ve dayanılmayan, erkek tarafından sokağa atıldığına ilişkin vakıa, davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenemez. Mahkemece, sokağa atma eylemi dışında kalan ve davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenen ve dosya kapsamına göre gerçekleştiği sabit olan diğer kusurlu davranışlara göre de, davacı-karşı davalı erkeğin, davalı- karşı davacı kadına nazaran fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin de boşanma dayası kabul edildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/5389, K. 2019/575, 5 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama