KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/6671 E., 2019/1457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Bölge Adliye Mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen “hastalığını evlilik öncesi eşinden sakladığı” vakıasının boşanma sebebi olarak kabulü mümkün olmayıp, evliliğin iptali sebebidir. Bu husus gözetilmeden, kadına kusur yüklenilmiş olması doğru değildir. O halde, kadına atfedilebilecek bir kusurun varlığı kanıtlanmamış olup, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek tam kusurludur.
b)Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını, 174/2. maddesiyle ise, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
Yukarıda a bendinde açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
20.02.2019 (Çrş.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6671, K. 2019/1457, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama