KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2017/6709 E., 2019/3435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- —
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar, kadının tedbir nafakası davasının kabulü, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların evlendikten sonra kısa süre erkeğin ailesiyle oturdukları evliliğin devamında bağımsız konutta yaşadıkları sabit olduğundan mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "Taraflar evlendikten sonra erkeğin ailesiyle birlikte oturdukları" vakıası ile "Müşterek evin kilidinin değiştirildiği ve yeni anahtarın kadına verilmediği vakıasının" boşanma davası açıldıktan sonra meydana geldiği anlaşılmakla erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği,
ancak mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6709, K. 2019/3435, 26 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama